Küresel Yapay Zekâ Şirketleri Gizlilik Kaygıları Arasında Stratejik Veri Ortaklıkları Kuruyor
Yapay zekâ alanının önde gelen şirketleri, açık internette kolayca erişilemeyen kullanıcı verilerine ulaşmak için bölgesel ve sektöre özel stratejik ortaklıklar kuruyor.

Küresel yapay zekâ şirketleri, herkese açık web kaynaklarında bulunmayan kullanıcı verilerine erişmek için bölgesel şirketlerle giderek daha fazla stratejik ortaklık kuruyor. Bu ortaklıklar, yapılandırılmış ve gerçek zamanlı verilerin açık internetten daha değerli olduğu sağlık, finans, lojistik ve eticaret gibi belirli sektörlerde yapay zekâ modellerinin performansını artırmayı amaçlıyor.
Öne çıkan örneklerden biri olan OpenAI, Sea Ltd. tarafından işletilen ve Güneydoğu Asya’nın önde gelen eticaret platformlarından biri olan Shopee ile dünya genelinde çevrim içi mağazalar için en yaygın kullanılan platformlardan biri olan Shopify ile ortaklıklar kurdu. Bu anlaşmalar sayesinde OpenAI, geleneksel web kazıma yöntemleriyle nadiren elde edilebilen değerli davranışsal verilere, müşteri sorgularına ve işlem kayıtlarına erişim kazanıyor. Bu tür veriler, OpenAI’ın ChatGPT gibi modelleri akıllı müşteri desteği, dinamik ürün önerileri ve kişiselleştirilmiş pazarlama gibi eticaret kullanım senaryolarına göre ince ayarlamasına olanak tanıyor (https://www.theverge.com/2025/07/10/openai-shopify-partnership-ai-data).
Diğer yapay zekâ şirketleri farklı yaklaşımlar benimsiyor. Hızla büyüyen yapay zekâ arama girişimi Perplexity AI, hizmetlerini geniş ölçekte dağıtmak ve aynı zamanda veri içgörüleri elde etmek için telekom operatörleriyle ortaklık kurdu. Şirket Hindistan’da Bharti Airtel ile anlaşarak Airtel’in 360 milyon abonesinin tamamına premium yapay zekâ ürünü Perplexity Pro’ya ücretsiz erişim sundu. Benzer anlaşmalar Japonya’da SoftBank ve Güney Kore’de SK Telecom ile de yapıldı. Mobil analiz şirketi Sensor Tower’a göre Perplexity uygulamasının Hindistan’daki indirme sayısı yıllık bazda %600’ün üzerinde artarak aynı dönemde %587 artış kaydeden ChatGPT’yi geride bıraktı (https://www.business-standard.com/companies/news/bharti-airtel-perplexity-artificial-intelligence-partnership-free-subscription-125071700521_1.html; https://www.theoutpost.ai/news-story/perplexity-ai-surges-in-india-challenging-chat-gpt-s-dominance-17934).
Google da üniversite ağlarında ve Hindistan ile Brezilya gibi belirli pazarlarda yapay zekâ araçlarına ücretsiz erişim sunarak benzer bir yaklaşımı deniyor. Bu uygulamalar şirketin, farklı kültürel ve dilsel ortamlardaki insanların üretken yapay zekâyla nasıl etkileşim kurduğuna dair içgörü toplamasını sağlıyor; genel veri setleri bu bilgiyi çoğu zaman yakalayamıyor.
Sektör analistleri, bu ortaklıkların yapay zekâ şirketlerinin modellerini eğitme biçimini yeniden tanımladığını söylüyor. Hindistan’daki Observer Research Foundation’dan Sameer Patil, “Bu veri paylaşımı düzenlemeleri yalnızca hacim değil bağlam da sağlıyor; böylece modeller alana özgü ortamlarda daha etkili öğrenebiliyor” dedi. Patil, bu tür modellerin sunduğu kişiselleştirme ve yerel uygunluğun büyük ölçüde yüksek kaliteli özel veri setlerine bağlı olduğunu vurguladı.
Ancak bu uygulamalar tartışmasız değil. Yapay zekâ şirketleri kişisel, işlemsel ve davranışsal verilere daha derinlemesine erişim kazandıkça, özellikle gelişmekte olan pazarlarda veri gizliliği, kullanıcı onayı ve veri egemenliğine ilişkin kaygılar artıyor. Hindistan, Türkiye, Nijerya ve Vietnam gibi ülkelerin hükümetleri, şirketlerin kullanıcı verilerini ulusal sınırlar içinde depolamasını ve işlemesini zorunlu kılan veri yerelleştirme yasaları için giderek daha fazla baskı yapıyor. Bu eğilim, yabancı kuruluşların yerel dijital altyapı üzerindeki etkisini azaltmayı ve verilerin nasıl toplanıp kullanıldığı üzerindeki denetimi artırmayı amaçlıyor (https://www.thehindu.com/sci-tech/technology/data-localisation-in-india/article67719286.ece).
Hindistan’ın yakın zamanda çıkardığı ve henüz tam olarak yürürlüğe girmeyen Kişisel Verilerin Korunması Yasası (DPDP), hükümetin yabancı teknoloji şirketleri üzerindeki denetimi sıkılaştırma niyetini yansıtıyor. Hukuk uzmanları, Airtel ile Perplexity arasındaki anlaşma gibi ortaklıkların, uygulama ve şeffaflığın hâlâ geliştiği düzenleyici bir gri alanda yer aldığını savunuyor. Gizlilik savunucuları da kullanıcıların telekom ya da platform paketlerine dahil edilen “ücretsiz” yapay zekâ hizmetlerini kullanırken veri paylaşımının kapsamını gerçekten anlayıp anlamadığını sorguluyor (https://www.the-secretariat.in/article/airtel-is-giving-free-perplexity-ai-can-india-handle-the-pandora-s-box-it-ll-open).
Ayrıca bu ortaklıklardan kimin fayda sağladığına ilişkin etik değerlendirmeler artık politika tartışmalarına da giriyor. Yapay zekâ şirketleri ürünlerini geliştirmek için sürekli yüksek kaliteli veri akışı elde ederken, yerel kuruluşlar çoğu zaman sınırlı bir getiri elde ediyor ya da modellerin nasıl kullanıldığı veya gelire dönüştürüldüğü üzerinde sınırlı söz hakkına sahip oluyor. Bazı uzmanlar, yapay zekâ veri ortaklıklarında faydanın daha adil paylaşılmasını sağlayacak küresel çerçeveler oluşturulması çağrısında bulundu.
Herkese açık çevrim içi verilerin kazınmasından ticari ortaklıklar yoluyla özel çevrim dışı veri setlerinin edinilmesine geçiş, yapay zekâ gelişiminde yeni bir aşamayı temsil ediyor. Bu anlaşmalar şirketlere daha güncel, daha yapılandırılmış ve alana özgü bilgilere erişim sağlıyor; ancak kullanıcı hakları, onay ve uluslararası veri akışları konusunda da kaygılara yol açıyor.
Özetle, küresel yapay zekâ şirketleri çevrim dışı kullanıcı verilerine erişmek için eticaret platformları, telekom şirketleri ve hizmet sağlayıcılarla aktif olarak stratejik ittifaklar kuruyor. Yapay zekâ için veri edinmenin bu yeni modeli, yerelleştirilmiş ve isabetli modeller geliştirmede önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak güncellenmiş yasal çerçeveler ve net güvenceler olmadan bu stratejiler mevcut gizlilik korumalarının önüne geçebilir ve ulusal veri yönetişimi yapılarını zorlayabilir. Değişen bu ortam, küresel yapay zekâ gelişiminin geleceğini şekillendirmede daha güçlü düzenlemeler, daha fazla şeffaflık ve daha kapsayıcı karar alma süreçleri gerektiriyor.
İlgili konular
Yazar hakkında
WORLDEF Editörleri
Ocak 2025 tarihinden bu yana WORLDEF’te 921 haber.
Yazarın diğer haberleri →Ticaretin haftalık gündemi, rakiplerinizden önce.
Ocak 2025’ten bu yana yayımlanan 1.459 haber, üç bültende özetleniyor. İstediklerinizi seçin.



