İçeriğe geç

Rapor: Shein ve Temu Güney Afrika’ya 8.000’den Fazla İşe Mal Olmuş Olabilir

Shein and Temu May Have Cost South Africa Over 8,000 Jobs, Report Finds

Küresel hızlı moda eticaret devleri Shein ve Temu yeni bir raporun hızlı büyümelerini ülkenin perakende ve üretim sektörlerindeki ciddi iş kayıplarıyla ilişkilendirmesinin ardından Güney Afrika’da mercek altına alındı. Localisation Support Fund (LSF) tarafından yayımlanan araştırmaya göre platformlar, 2020 ile 2024 yılları arasında Güney Afrika’nın perakende giyim, tekstil, ayakkabı ve deri sektörlerinde 8.000’i aşkın potansiyel istihdamın kaybedilmesinden sorumlu.

Bulgular daha derin bir ekonomik ikileme işaret ediyor: Uluslararası satıcıların düşük maliyetli ve hızlı teslim edilen ürünlerinin cazibesi, ülkenin yerli sanayiyi koruma, istihdamı güvence altına alma ve kapsayıcı ekonomik kalkınmayı teşvik etme çabalarıyla çatışıyor.

Hızlı Pazar Penetrasyonu, Yıkıcı Etki

LSF raporu, Shein ve Temu’nun yalnızca 2024 yılında toplam R7,3 milyar satış gerçekleştirdiğini tahmin ediyor; bu rakam giyim, tekstil, ayakkabı ve deri perakende pazarının %3,6’sına ve sektördeki çevrim içi satışların şaşırtıcı bir şekilde %37’sine denk geliyor. Bu büyüme Güney Afrikalı tüketicilerin eticarete ilgisinin patladığını gösterse de yerel üreticiler ve perakendeciler için sonuçları yıkıcı oldu (IOL, 2025).

2020 ile 2024 arasında platformların yol açtığı düşünülen kayıplar şunlar:

  • Yerli üretim satışlarında R960 milyon kayıp
  • Kaybedilen 2.818 potansiyel üretim işi
  • Hayata geçemeyen 5.282 perakende istihdam fırsatı

Bu toplam kayıp, yurt dışı merkezli platformların yerel perakende ekosistemlerini nasıl yeniden şekillendirdiğini, değeri yerli üreticilerden uzaklaştırdığını ve istihdam yaratma kanallarını nasıl aşındırdığını ortaya koyuyor.

Bu Nasıl Oldu?

Uzmanlar bu sarsıntıyı birçok etkenin bir araya gelmesine, özellikle Shein ve Temu’nun ticari boşluklardan, veri odaklı satış taktiklerinden ve yurt dışı üretimin maliyet avantajlarından yararlanma biçimine bağlıyor. Güney Afrika Gelir İdaresi (SARS), 2024’e kadar de minimis ithalatların (değeri R500’ün altında olanlar) ülkeye gümrük vergisi ve KDV muafiyetiyle girmesine izin veriyordu. Güney Afrikalı perakendeciler %45’e varan ithalat vergisi ve buna ek olarak %15 KDV öderken Shein ve Temu gibi platformlar bu maliyetlerden tamamen kaçınıyordu.

Bu durum, uluslararası platformların yerel perakendecilerin fiyatlarının çok altına inebildiği haksız bir fiyat avantajı yarattı. SARS bu boşluğu nihayet 2024’ün sonlarında kapattı, ancak zarar çoktan büyümüştü (Zawya, 2025).

BMA kıdemli araştırmacısı Courtney Grant, bu platformların yakın tarihte hiçbir Güney Afrikalı perakendecinin başaramadığı bir hızla büyüdüğünü belirtti: “Yerel perakendecilerin 10 ila 15 yılda inşa ettiğini Shein ve Temu beş yıldan kısa sürede başardı; bunu büyük ölçüde maliyetleri dışsallaştırarak ve ticaret düzenlemelerini atlatarak yaptılar.”

Gelecekte Beklenen İş Kayıpları

LSF, büyüme kontrolsüz şekilde sürerse Güney Afrika’nın 2030’a kadar 34.000’e varan iş kaybıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:

  • 16.400 üretim işi
  • 18.300 perakende işi
  • Üretim çıktısında R6,2 milyar kayıp

Tarihsel olarak başta kadınlar ve düşük gelirli çalışanlar olmak üzere on binlerce Güney Afrikalıya istihdam sağlayan perakende ve moda sektörü özellikle kırılgan durumda.

Güney Afrika’nın çevrim içi perakende penetrasyon oranı 2024’te %9,9’a ulaştı; bu, 2015’teki %2,4’e kıyasla belirgin bir iyileşme. Ancak oran hâlâ %35,6’lık küresel ortalamanın ve Brezilya ile Vietnam gibi yükselen eticaret liderlerinin çok gerisinde. Bu yavaş dijitalleşme, yerel işletmeleri uluslararası devlerle rekabet edecek sınırlı kaynak ve kapasiteyle baş başa bırakıyor (Mail & Guardian, 2025).

Politika Reformu ve Hesap Verebilirlik Çağrıları

Siyasi yansımalar hızlı oldu. Güney Afrikalı siyasi parti ActionSA, acil bir meclis soruşturması açılması çağrısında bulundu. Parti, sektörün uyarılarına rağmen de minimis boşluğunun neden bu kadar uzun süre devam etmesine izin verildiği konusunda Ticaret, Sanayi ve Rekabet Bakanı, Maliye Bakanı ve SARS yönetiminden hesap sorulmasını talep ediyor.

Güney Afrika Giyim ve Tekstil İşçileri Sendikası (SACTWU) dahil yerel sendikalar da bu tepkiye ortak oldu. Durumu “vur kaç ekonomisi” olarak nitelendiren sendika, küresel platformların yerli üretimi baltalamak için zayıf denetimden ve vergi tutarsızlıklarından yararlandığını savundu.

Yerli üretimi destekleyen Proudly South African kampanyası, hem tüketicileri hem de politika yapıcıları ucuz, yurt dışı merkezli eticaretin uzun vadeli zararları üzerine düşünmeye çağırdı. Bir sözcü, “Bu platformlardan yapılan her alışveriş uygun fiyatlı görünebilir, ancak bu Güney Afrikalı işlere, ailelere ve sanayilere karşı verilmiş sessiz bir oydur” dedi (IOL Business Report, 2025).

Eticaret Reformu mu, Korumacılık mı?

Bu kriz, açık piyasalar ile yerel kalkınma öncelikleri arasında nasıl denge kurulacağına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazıları rekabet koşullarını eşitlemek için daha sıkı ithalat kontrolleri ve daha güçlü dijital vergilendirme önlemleri savunuyor. Diğerleri ise aşırı korumacı politikaların tüketicilere zarar verebileceği ve inovasyonu caydırabileceği konusunda uyarıyor.

Ancak çoğunluk, yerelleştirme politikalarının her toparlanma stratejisinin merkezinde yer alması gerektiği konusunda hemfikir. Sektör liderleri şu adımların atılması çağrısında bulunuyor:

  • Güney Afrikalı eticaret platformlarına daha fazla yatırım
  • Lojistik ve sipariş karşılama altyapısının modernizasyonu
  • Yerli üretimi öne çıkaran kamu alım politikaları
  • KOBİ’lerin dijitalleşmesi ve sürdürülebilir şekilde büyümesi için teşvikler

Küresel dijital ekonomi gelişmeye devam ederken Güney Afrika gibi ülkeler pasif tüketim ile proaktif katılım arasında bir seçim yapmak zorunda. Hedefli müdahaleler olmadan yeni nesil perakende işleri ve üreticiler, küresel ölçek için optimize edilmiş ancak yerel etkiye kayıtsız yabancı platformlara kaybedilebilir.

Sonuç

Shein ve Temu’nun Güney Afrika perakende alanına çarpıcı girişi, ticaret politikası, dijital rekabet gücü ve yerel sanayi kapasitesindeki kırılganlıkları gün yüzüne çıkardı. Bu platformlar ultra hızlı ve düşük maliyetli eticaretin geleceğini temsil etse de kontrolsüz büyümeleri gelişmekte olan ülkeler için ciddi ekonomik ve sosyal zorluklar da doğuruyor.

Düzenleyiciler, sendikalar, sektör grupları ve tüketiciler oyunun kurallarını yeniden değerlendirirken bir şey açık: Güney Afrika perakendesinin geleceği için verilen mücadele artık alışveriş merkezlerinde değil, çevrim içi ortamda yaşanıyor.

İlgili konular

Yazar hakkında

WORLDEF Editörleri

Ocak 2025 tarihinden bu yana WORLDEF’te 921 haber.

Yazarın diğer haberleri →

Ticaretin haftalık gündemi, rakiplerinizden önce.

Ocak 2025’ten bu yana yayımlanan 1.458 haber, üç bültende özetleniyor. İstediklerinizi seçin.