İçeriğe geç

ABD'nin yeni gümrük vergileri ve “eticaret savaşları”

Gökhan Tanrıverdi | Newowner Kurucusu, Girişimci

New U.S. Tariffs and the “E-Commerce Wars”

Bu yıl, küresel eticaretin seyrini yeniden şekillendiren kritik bir dönüm noktası olarak şimdiden kayıtlara geçti. Ne ekonomistler ne de eticaret profesyonelleri daha önce buna benzer bir döneme tanıklık etti. ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci kez Beyaz Saray'a dönmesiyle birlikte küresel ticaret sistemini sarsan agresif gümrük vergisi politikaları, yalnızca Çin'i değil; Amazon'dan Shein'e, Kanada'daki yerel kasaplardan Avrupa'daki gümrük otoritelerine kadar pek çok aktörü harekete geçirdi. Bu yeni dönemde “Made in China” artık bir etiketten öte; yeni maliyet yapılarının bir bileşeni haline geldi.

Trump'ın gümrük vergileri: Yeni bir ticaret duvarı örülüyor

ABD Başkanı Donald Trump göreve gelir gelmez Çin'den ithal edilen binlerce ürüne yönelik yeni bir gümrük vergisi dalgası başlattı. Kesin rakamları henüz bilmesek de bazı ürünlerde vergi oranlarının %145'e kadar çıktığı, toplam artışların ise %200'ü aştığı belirtiliyor. Üstelik 2 Mayıs itibarıyla, uzun süredir Çinli platformlar için bir kalkan işlevi gören de minimis kuralı, yani 800 doların altındaki ürünlere tanınan vergi muafiyeti kaldırıldı. Bu hamle doğrudan Shein, Temu ve AliExpress gibi Çinli devlerin rekabet avantajını hedef aldı.

Bu düzenlemelerin etkisi dijital perakendeyle sınırlı kalmadı. Örneğin DHL, uluslararası paket teslimatlarını geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Aslında bu muafiyetin kaldırılması, Trump'ın göreve gelmesinin ardından hızla test edilmişti. Trump, şubat ayında Çin ve Hong Kong'dan gelen kargolara kısıtlama getirdi ancak karar ertesi gün geri alındı. ABD Posta Servisi'nin (USPS) bir gerekçesi vardı: Yeni vergi sistemi henüz kurulmamıştı ve altyapı hazır değildi. Baskılar nedeniyle 24 saat içinde askıya alınan bu karar bile tek başına uluslararası eticaret zincirinin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu.

Amazon cephesinde alarm zilleri ve karşı önlemler

Bu gelişmelerin eticaret devi Amazon üzerindeki etkileri çok katmanlı. Amazon'un küresel pazaryerinde listelenen ürünlerin yaklaşık %60'ı bağımsız satıcılardan geliyor. Bu ürünlerin büyük bir kısmı doğrudan ya da dolaylı olarak Çin ile bağlantılı. Gücünü yine Çin'den alan Amazon Haul projesini de unutmayalım!

Amazon CEO'su Andy Jassy sonuçları henüz tam olarak kavramamış olsa da CNBC'ye verdiği röportajda şunları söyledi: “Marjınız %50'nin üzerinde değilse bu maliyetlere katlanmak zor. Bu artışlar doğrudan fiyatlara yansıyacak.” Ve tam olarak da bu oldu! Bazı satıcılar ön siparişleri iptal ederek yeni tedarikçilerle görüşmelere başladı. Amazon da bazı ithalat siparişlerini durdurdu. Hem Temu'nun hem de Amazon'un ilk dalganın ardından güçlü hazırlıklar yaptığı açık. Bu süreçte tüketiciler de olası fiyat artışlarından kaçınmak için stok yapmaya başladı.

Temu ve Shein için fiyat artışları artık kaçınılmaz!

Temu ve Shein Trump'ın gümrük vergilerinden en çok etkilenen platformlar arasında yer aldı. Nisan sonunda her iki platform da kullanıcılarını yaklaşan fiyat artışları konusunda uyardı. Düşük maliyetli ürünleri ABD'ye getirmenin maliyeti hızla yükseliyor. Bu da Çinli şirketleri alternatif üretim merkezleri aramaya yöneltiyor. Ancak burada bir paradoks ortaya çıkıyor: Bazı kaynaklara göre Çin hükümeti, Shein gibi şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmemeleri konusunda uyardı. Yani Trump ABD'den baskı uygularken Pekin de içeride kontrolü kaybetmek istemiyor. Bu gerilim, Çinli şirketlerin küresel stratejilerini felç etmiş durumda.

Avrupa seçim yapmak zorunda: ABD mi, Çin mi?

Başta da belirtildiği gibi bu dönüşüm ABD ile sınırlı değil. Avrupa Komisyonu da Çin'den gelen düşük değerli paketlerin gümrüksüz girişini engellemek için adımlar attı. Şu anda 150 avronun altındaki ürünler Avrupa'ya vergisiz girebiliyor. Ancak Komisyon, bu muafiyetin kaldırılmasının yıllık 1 milyar avronun üzerinde gelir yaratabileceğini öngörüyor. 2024'te Avrupa'ya ulaşan 4,6 milyar küçük paketin %91'i Çin çıkışlıydı. Yalnızca Fransa'ya 1,5 milyar paket geldi ve bunların 800 milyonu mevcut muafiyetten yararlandı. Avrupa'daki yerel markalar da bu konuda hükümetlerine ve AB'ye baskı yapıyor. Sonuç olarak Avrupa'nın tedarik zincirlerini koruma içgüdüsü her geçen gün güçleniyor.

Bundan sonra ne olacak?

Küresel eticaretin aktörleri artık düşük maliyetli üretimden çok jeopolitik riskleri en aza indirmeye odaklanıyor. Bu da “tedarik zincirini çeşitlendirme, bölgesel üretim kaydırmaları, lojistik merkezlerini yeniden konumlandırma ve vergi planlamasını yeniden yapılandırma” gibi kavramları ön plana çıkarıyor. ABD ve AB pazarlarına odaklanan platformlar için “yerelde üret, yerelde sat” modeli yeniden popüler hale geliyor. Walmart gibi platformlar da bu anlayışla yeni kampanyalar başlatıyor.

Yeni dönemin kazananları yerelleşenler olacak

Trump'ın gümrük vergileri kısa vadede kaosa yol açsa da uzun vadede eticarette yeni bir denge noktası oluşturacak gibi görünüyor. Yüksek gümrük duvarları yalnızca Çinli şirketleri değil, küresel oyuncuları da operasyonlarını yeniden düşünmeye zorluyor. Hızla uyum sağlayan ve yerelleşme stratejilerini güçlendirenler kazanan olacak. Yalnızca fiyat avantajına güvenenler ise kaybedecek. Eticaret artık sadece bir “hız ve fiyat” oyunu değil, aynı zamanda bir strateji ve dayanıklılık sınavı.

Gümrük vergileri, Temu ve Türkiye: Eticaretin yeni güç oyunu

İlgili konular

Yazar hakkında

WORLDEF Editörleri

Ocak 2025 tarihinden bu yana WORLDEF’te 921 haber.

Yazarın diğer haberleri →

Ticaretin haftalık gündemi, rakiplerinizden önce.

Ocak 2025’ten bu yana yayımlanan 1.458 haber, üç bültende özetleniyor. İstediklerinizi seçin.