HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver: “Lojistik Artık Yalnızca Teslimat Değil, Uçtan Uca Deneyim Yönetimi”

Eticaretin Türkiye’de ulaştığı ölçek, lojistik sektörünü yalnızca bir taşımacılık operasyonu olmaktan çıkarıp teknoloji, veri analitiği ve müşteri deneyimi etrafında yeniden şekillenen stratejik bir yapıya dönüştürüyor. Tüketicilerin hız, şeffaflık ve esneklik beklentilerinin her geçen gün arttığı bu yeni dönemde lojistik şirketleri artık yalnızca teslimat yapan şirketler olarak değil, dijital dönüşümü yöneten, operasyonel verimliliği artıran ve müşteri sadakati oluşturan teknoloji şirketleri olarak konumlanıyor. (HepsiJET)
Türkiye’nin dört bir yanına yayılan operasyon ağları, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu sistemleri, gerçek zamanlı takip teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar sektörün yeni rekabet dinamiklerini belirliyor. Özellikle aynı gün teslimat, randevulu teslimat ve kişiselleştirilmiş teslimat deneyimleri gibi uygulamalar, eticaret markalarının müşteri memnuniyeti stratejilerinde kritik rol oynuyor. Bunun yanı sıra karbon emisyonlarını azaltan teknolojiler, elektrikli araç yatırımları ve veri odaklı operasyon yönetimi, lojistik dünyasının geleceğini şekillendiren başlıca konular arasında yer alıyor.
Bu dönüşümün dikkat çeken oyuncularından biri olan HepsiJET teknoloji merkezli yaklaşımıyla Türkiye lojistik ekosisteminde farklı bir konumlanma yaratıyor. 81 ile yayılan operasyon ağı, gelişmiş otomasyon altyapısı, yapay zekâ destekli sistemleri ve müşteri deneyimi odaklı hizmet modeliyle şirket, lojistiğin geleceğini bugünden inşa etmeyi hedefliyor. Aynı zamanda yalnızca kendi ekosistemiyle değil, farklı sektörlerden markalara sunduğu entegre lojistik çözümleriyle de operasyonel dönüşümün önemli aktörlerinden biri haline geliyor.
HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, şirketin teknoloji vizyonunu, yapay zekâ ve veri analitiğinin operasyonlara etkisini, HepsiJET XL ve PRO hizmetlerinin sektöre getirdiği yenilikleri, eticaret lojistiğinde öne çıkan trendleri ve şirketin gelecekteki büyüme stratejilerini WORLDEF E-COMMERCE’e anlattı.
Şirket olarak vizyonunuzu nasıl tanımlıyorsunuz? Türkiye’nin lojistik ve eticaret sektörlerindeki rolünüzü nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de eticaret büyüdükçe tüketicilerin beklentileri de aynı ölçüde değişiyor. Türkiye’nin stratejik konumu, gelişen dijital ticaret hacmi ve genç teknoloji ekosistemi, lojistik sektöründe bize önemli bir fırsat sunuyor. Bu dönüşümden hareketle vizyonumuzu, veriyi merkeze alan ve müşteri beklentilerini yeniden tanımlayan teknoloji odaklı bir oyuncu olmak şeklinde tanımlıyoruz.
Bugün 81 ilin tamamına uzanan güçlü operasyonel altyapımız; 5.000’i aşkın taşıyıcı, 50’den fazla özmal araç, 24 transfer merkezi ve 250 şubeden oluşan yaygın bir organizasyon yapısına dayanıyor. Aynı gün ve randevulu teslimattan iade süreçlerine, kapıda ödemeli gönderilerden XL taşımacılığa kadar sunduğumuz çözümlerle öne çıkıyoruz.
Bunun yanı sıra B2B taşımacılık odaklı faaliyetlerimizle sektördeki gerekli ihtiyaçlara da yanıt veriyoruz. Bu noktada hem Hepsiburada’nın hem de Hepsiburada dışındaki farklı sektörlerden birçok markanın çözüm ortağıyız. Özellikle son yıllarda Hepsiburada dışındaki müşterilerimizin toplam taşıma hacmimiz içindeki payının artması, hizmet modelimizin karşılık bulduğunu gösteriyor. (HepsiJET)
HepsiJET olarak teknolojik yetkinliklerinizi nasıl tanımlarsınız? Teknolojinin hem müşteri deneyimi hem de operasyonel verimlilik üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lojistik, statik operasyon süreçlerinden gerçek zamanlı veriyle çalışan dinamik bir ekosisteme evrildi. Teknolojiyi yalnızca lojistiği destekleyen bir unsur olarak değil, iş modelimizin merkezindeki temel yapı taşı olarak görüyoruz. İş süreçlerimizin her aşamasında veri analitiği, yapay zekâ destekli optimizasyon sistemleri ve gerçek zamanlı takip teknolojilerini kullanıyoruz. Örneğin TÜRKPATENT onaylı Çok Araçlı Rota Optimizasyonu uygulamamız sayesinde yapay zekâ destekli akıllı lojistik çözümleri geliştiriyor ve operasyonlarımızdaki karbon ayak izini sistematik olarak azaltıyoruz.
Müşteri geri bildirimlerini uçtan uca analiz eden sistemlerimiz sayesinde büyük veri setlerini anlamlı içgörülere dönüştürüyor ve gerçek zamanlı geri bildirimlerle hizmet kalitemizi sürekli iyileştiriyoruz. Benzer bir yaklaşımı adres yönetiminde de uyguluyoruz. Yapay zekâ destekli adres sınıflandırma teknolojilerimiz sayesinde teslimat doğruluğunu artırarak önemli kazanımlar elde ediyoruz. (HepsiJET)
Müşteri deneyimi tarafına baktığımızda canlı takip sistemleri, randevulu teslimat, pazar günü teslimat, adres değişikliği, tarih erteleme ve kapıda iade gibi uygulamalar, kullanıcıların teslimat sürecini daha kontrollü ve öngörülebilir biçimde yönetmesini sağlıyor. Çünkü bugünün tüketicisi tüm süreç üzerinde kontrol sahibi olmayı ve bu sürecin şeffaf biçimde tamamlanmasını bekliyor. Teknolojiyi tam da bu beklentilere yanıt vermek için kullanıyoruz.
Aynı zamanda transfer merkezlerimizde kullandığımız otomasyon sistemleri sayesinde hata oranlarını en aza indirirken günlük kapasitemizi artırıyoruz. Bunun en somut örneklerinden biri Kıraç Transfer Merkezimiz. 4.500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren tesisimiz, Singulator ve Cross-Belt Sorter teknolojilerini bir arada kullanan ilk operasyon merkezimiz. Günlük 500.000 paketlik işleme kapasitesi sayesinde süreçleri çok daha hızlı ve daha düşük hata oranıyla yönetebiliyoruz.
HepsiJET XL ve PRO hizmetlerinin sunduğu avantajlardan biraz bahseder misiniz? Bu hizmetleri sektördeki diğer lojistik çözümlerinden farklı kılan nedir?
HepsiJET XL ve HepsiJET PRO, lojistiğin artık standart taşıma organizasyonunun ötesine geçtiğini gösteren en yenilikçi örnekler arasında yer alıyor. HepsiJET XL tarafına baktığımızda beyaz eşya, mobilya veya büyük elektronik ürünlerde tüketiciler sürecin sorunsuz, planlı ve güvenilir biçimde tamamlanmasını bekliyor. Burada operasyonel planlama yetkinliğimizle farklılaşıyoruz. Gerektiğinde asansör veya vinç destekli teslimat süreçlerini devreye alarak özellikle erişimi zor noktalarda müşterilere daha güvenli ve kontrollü bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca XL gönderilerimiz, sektörün ortalama teslimat sürelerinin altında, çok daha kısa sürede müşterilerimize ulaşıyor.
HepsiJET PRO’yu detaylandırdığımızda, bugün HepsiJET olarak yalnızca kendi ekosistemimize hizmet veren bir yapı olmanın çok ötesine geçtik. Yetkinliklerimiz sayesinde artık farklı sektörlerden perakende markalarının lojistik süreçlerini uçtan uca yönetebilecek kapasiteye sahibiz. Bu kapsamda konumlanan HepsiJET PRO, markalar ve işletmeler için kapsamlı bir lojistik modeli olarak da öne çıkıyor. Depolar arası transferlerden mağaza ikmaline, iade yönetiminden tam tedarik zinciri yönetimine uzanan entegre bir yapı sunuyoruz. (HepsiJET)
Şirketlerin kendi operasyonel ihtiyaçlarına göre ölçeklendirilebilen bu model, markaların kendi filo ve operasyon yükünü azaltıyor. Böylece B2B dünyasındaki tüm teslimat süreçleri, şirket içi ya da şirketler arası olmasından bağımsız olarak entegre bir yapı içinde karşılanabiliyor. Bugün geldiğimiz noktada HepsiJET PRO, şirketlerin büyüme hızına uyum sağlayan stratejik bir iş ortaklığı modeline dönüştü.
Sektördeki güncel gelişmeleri göz önünde bulundurduğunuzda lojistik ve eticarette en önemli trendler sizce neler?
Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan son Türkiye’de Eticaretin Görünümü Raporu’na göre ülkemizde eticaret hacmi 2025’te bir önceki yıla göre %52,2 artarak 4,57 trilyon Türk lirasını aştı. İşlem sayısı ise 5 milyar 940 milyon olarak gerçekleşti. Bu tablo, dijital ticaretin Türkiye’de ulaştığı ölçeği ve sektördeki dönüşümün hızını açıkça ortaya koyuyor.
Eticaret alanındaki bu güçlü ivme, lojistiği daha teknoloji odaklı bir yapıya taşıyor. Bugün müşteri beklentilerine hızla uyum sağlayabilen sistemler sektörün yeni standartlarını belirliyor. Örneğin aynı gün teslimat, belirli bir zaman aralığında teslimat veya hafta sonu teslimatı gibi trendlere ayak uyduracak yenilikler ancak güçlü bir dijitalleşme ve verinin doğru okunmasıyla hayata geçirilebilir.
Bir diğer kritik konu sürdürülebilirlik. Eticaretin yükselişiyle büyüyen lojistik süreçleri; karbon emisyonu, enerji tüketimi ve atık üretimi açısından ciddi bir çevresel yük oluşturuyor. Bu anlamda elektrikli araç yatırımları, rota optimizasyonu ve karbon emisyonlarını azaltan teknolojiler sektörün geleceğinde kilit unsurlar olacak.
Bunun yanı sıra yapay zekâ ve veri analitiğiyle desteklenen tahminleme sistemleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Her alanda olduğu gibi yapay zekâ, doğru kullanıldığında lojistikte de büyük faydalar sağlıyor. Kampanya dönemlerinde talep yoğunluğunu öngörebilen ve operasyon kapasitesini gerçek zamanlı olarak optimize edebilen yapılar önemli bir rekabet avantajı yaratacak. Özetle önümüzdeki dönemde lojistik şirketlerinin teknoloji geliştiren, müşteri deneyimini yöneten ve uçtan uca çözümler sunan yapılara dönüşeceğini öngörüyoruz.
HepsiJET’in kısa ve uzun vadeli hedefleri neler? Bu hedeflere ulaşırken nasıl stratejiler izlemeyi planlıyorsunuz?
Önceliklerimiz arasında hizmet kalitemizi daha da iyileştirmek, operasyonel kapasitemizi büyütmek ve farklı sektörlerdeki iş ortaklıklarımızı artırmak yer alıyor. Sunduğumuz yenilikleri Hepsiburada dışındaki müşterilerimize de yaygınlaştırmak bizim için önemli bir büyüme alanı. Uzun vadede HepsiJET’i Türkiye’nin en güçlü teknoloji tabanlı lojistik platformlarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda otomasyon yatırımlarımızı, veri odaklı yönetimi ve sürdürülebilir lojistik uygulamalarımızı artırmaya devam edeceğiz. Müşteri deneyimini merkeze alan yeni teslimat modelleri geliştirmeyi de sürdürüyoruz.
Çünkü gelecekte lojistikte fark yaratacak unsur, kişiselleştirilmiş ve kesintisiz bir deneyim sunabilme yetkinliği olacak. Geliştirme süreçleri halihazırda devam eden Data Kokpit projemizle saha operasyonlarını gerçek zamanlı veri akışıyla çok daha yakından izleyebileceğiz. Böylece daha hızlı karar alma, anında müdahale etme ve daha yüksek verimlilik elde etme imkânına sahip olacağız. Ayrıca çevresel sürdürülebilirliği dönüşümümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. 125’i aşan mevcut elektrikli araç filomuzu büyütmeyi planlarken teknoloji destekli yönetimle kat edilen mesafeyi ve buna bağlı karbon emisyonlarını azaltma çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
İlgili konular
Yazar hakkında
Uğur Gürbes
Şubat 2026 tarihinden bu yana WORLDEF’te 261 haber.
Yazarın diğer haberleri →Ticaretin haftalık gündemi, rakiplerinizden önce.
Ocak 2025’ten bu yana yayımlanan 1.458 haber, üç bültende özetleniyor. İstediklerinizi seçin.



