İçeriğe geç

Yeni Ticaret Koridorlarının Merkezinde Widect ile Küresel Lojistiğin Dönüşümü

Widect

Küresel ticaretin yeni döneminde lojistik artık yalnızca ürünleri bir noktadan diğerine taşıyan operasyonel bir alan değil; büyümenin, müşteri deneyiminin ve uluslararası rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri hâline geldi. Özellikle sınır ötesi eticaretin hızlı büyümesi, lojistik sektörünü daha entegre, daha teknoloji odaklı ve daha esnek bir yapıya dönüştürüyor. Jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret koridorları, yeni gümrük düzenlemeleri ve artan müşteri beklentileri şirketleri geleneksel operasyon modellerinin ötesine geçmeye zorluyor.

Bu dönüşümün merkezindeki şirketlerden biri de Widect. Türk Hava Yolları’nın küresel uçuş ağından güç alan şirket, hava kargo, eticaret lojistiği ve kapıdan kapıya teslimat çözümlerini tek bir yapı altında bir araya getiriyor ve İstanbul’u küresel bir eticaret lojistik merkezine dönüştürme hedefiyle öne çıkıyor. Widect, yalnızca taşımacılık hizmeti sunan bir lojistik oyuncusu olmanın ötesine geçerek teknolojiyi, operasyonel esnekliği ve uluslararası ağ yönetimini bir araya getirip sınır ötesi ticaretin yeni ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçlıyor.

Widect CEO’su Enes Yılmaz ile Widect’in büyüme stratejisini, MENA bölgesine yönelik planlarını, yapay zekâ yatırımlarını, değişen tedarik zinciri dinamiklerini ve hava kargo sektörünün önümüzdeki beş yılda geçireceği dönüşümü konuştuk. İstanbul’un küresel lojistik haritasındaki rolünü ve Türkiye’nin eihracat potansiyelini güçlendirecek vizyonun ayrıntılarını da dinledik!

Widect olarak küresel hava kargo ve lojistik ekosisteminde nasıl bir konumlanma stratejisi izliyorsunuz? Sizi farklılaştıran temel rekabet avantajları neler?

Widect olarak konumlanmamızı marka adımızda da yer alan üç temel kavram üzerine kuruyoruz: Wide, Direct ve Connect. Türk Hava Yolları’nın 140 ülkeye uzanan geniş uçuş ağı bize “Wide” vizyonunu kazandırıyor. Doğrudan kapıdan kapıya taşımacılık çözümleri sunabilmemiz, Widect’in lojistik uzmanlığı ve operasyonel yetkinlikleriyle birleşerek “Direct” yaklaşımımızı oluşturuyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki satıcıları, alıcıları, kültürleri ve pazarları birbirine bağlama hedefimiz ise “Connect” felsefemizi temsil ediyor.

Bu çerçevede stratejimiz, Türk Hava Yolları’nın küresel ağ gücünü ve Türkiye’nin stratejik konumunu eticaret ve sınır ötesi lojistiğin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapıdan kapıya çözümlerle birleştirmek. Bizi farklılaştıran en önemli rekabet avantajı ise güçlü marka güvenilirliğimiz, geniş küresel ağımız, hava kargo uzmanlığımız ve bu yapıyı uçtan uca lojistik çözümlere dönüştürebilme yetkinliğimiz.

Son dönemde artan jeopolitik krizler ve Orta Doğu’da değişen ticaret koridorları operasyonel süreçlerinizi nasıl etkiledi? Bu tür risklere karşı nasıl bir stratejik yapı kurdunuz?

Son dönemdeki jeopolitik gelişmeler; hava sahası kapanmaları, kapasite kısıtları, rota değişiklikleri ve artan operasyonel maliyetler gibi etkenlerle küresel lojistik tedarik zincirlerini doğrudan etkiledi. Zaman zaman pandemi dönemine benzer şekilde hızlı aksiyon gerektiren süreçlerle karşılaştık. Widect olarak bu dönemlerde en önemli avantajımız, esnek hareket edebilmemiz ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilmemizdi.

Hem hava taşımacılığı hem de entegre hava ve kara yolu çözümleriyle operasyonlarımızı mümkün olan en verimli şekilde sürdürmeye odaklandık. Bu tür risklere yönelik stratejik yaklaşımımız; açık koridorları, değişen ticaret rotalarını ve operasyonel dinamikleri sürekli izleyen, hızlı karar alabilen ve farklı taşıma modellerini devreye alabilen esnek bir yapı kurmak üzerine şekilleniyor.

Eticaretin yükselişiyle birlikte hava kargo sektörü her zamankinden daha kritik hâle geldi. Önümüzdeki 5 yılda sektörde nasıl yapısal dönüşümler bekliyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde, özellikle sınır ötesi eticaretin büyümesiyle birlikte hava kargo sektörünün daha entegre, daha teknoloji odaklı ve daha fazla müşteri deneyimi merkezli bir yapıya evrileceğine inanıyoruz. Eticarette hız, görünürlük, maliyet optimizasyonu ve mevzuata uyum artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyecek unsurlar hâline geldi. Bu bağlamda sipariş karşılama merkezlerinin hava kargo ve dağıtım ağlarıyla daha sıkı entegre olduğu modellerin öne çıkmasını bekliyoruz. Sınır ötesi gönderilerde yalnızca ürünlerin taşınması değil; depolanması, ayrıştırılması, etiketlenmesi, gümrük süreçlerinin yönetilmesi ve son kullanıcıya kadar izlenebilir teslimatı da kritik hâle gelecek.

Ayrıca ülkeler arasında vergi, gümrük ve yasal düzenlemelerin farklılaşması, lojistik oyuncularının daha esnek ve uyumlu çözümler geliştirmesini gerektirecek. Bu nedenle katma değerli hizmetler, akıllı gümrük çözümleri, veri analitiği, otomasyon ve yapay zekâ destekli operasyon yönetimi önümüzdeki beş yılın başlıca dönüşüm alanları arasında yer alacak.

Körfez ve daha geniş MENA bölgesi lojistik açısından büyük bir potansiyel taşıyor. Widect olarak bu bölgedeki büyüme stratejiniz nedir?

Körfez ve daha geniş MENA bölgesi savaştan etkilenmiş olsa da hem tüketici talebinin büyüklüğü hem de sınır ötesi eticaret potansiyeli açısından Widect için stratejik öneme sahip pazarlar arasında yer alıyor. Bu bölgedeki hizmetlerimizi farklı alt modellerle pekiştirme ve geliştirme çalışmalarımız sürüyor. Kısa ve orta vadede hedefimiz, neredeyse tüm MENA ülkelerine sunduğumuz hizmetlerin kalitesini güçlendirmek ve bölge için daha entegre çözümler sunmak.

Ayrıca kendimizi yalnızca Türkiye çıkışlı operasyonlarla sınırlamıyor, üçüncü ülke transit modelleri üzerinde de çalışıyoruz. Diğer bir deyişle, Türkiye dışındaki pazarlardan MENA bölgesine yönelen operasyonlarda da Widect yetkinliklerini devreye alarak daha geniş bir bölgesel ağ oluşturmayı hedefliyoruz.

Widect’te yapay zekâ teknolojilerini hangi alanlarda kullanıyorsunuz ve bu yatırımların operasyonel verimliliğe katkısı ne oldu?

Widect olarak yapay zekâ ve veri odaklı teknolojileri hem koli teslimat operasyonlarımızda hem de iç süreçlerimizde verimliliği artırmak için değerlendiriyoruz. Operasyon planlama, gönderi takibi, süreç optimizasyonu, kapasite yönetimi ve müşteri ihtiyaçlarının daha doğru analiz edilmesi öne çıkan alanlar arasında. Yazılım geliştirme çalışmalarımızla operasyonlarımızı daha hızlı, daha görünür ve daha ölçeklenebilir hâle getirmeyi amaçlıyoruz. Yapay zekâ destekli çözümler özellikle karar alma süreçlerini hızlandırma, operasyonel darboğazları önceden tespit etme ve farklı pazarların ihtiyaçlarına daha esnek yanıt verme konusunda önemli katkılar sağlıyor.

Hava kargo operasyonlarını hız, maliyet ve güvenilirlik üçgeninde optimize etmek için hangi çözümleri geliştirdiniz?

Hava kargo operasyonlarında hız, maliyet ve güvenilirlik dengesini sağlayabilmek için öncelikle esnek ve uyarlanabilir bir operasyonel yapıya sahip olmak gerekiyor. Widect olarak sistemlerimizi ve operasyonlarımızı farklı ülkelerin mevzuatına, gümrüklerine ve dağıtım uygulamalarına göre hızla uyarlayabiliyoruz. Bu kapsamda operasyon akışlarımızı varış ülkesine ve gönderi türüne göre farklılaştırıyor; talebe, kapasiteye ve yasal düzenlemelere göre en uygun çözümü tasarlıyoruz.

Turkish Technology ve kendi ekiplerimizle geliştirdiğimiz yazılım altyapıları sayesinde süreçlerimizi daha verimli, ölçülebilir ve optimize edilebilir hâle getirmeye odaklanıyoruz. Amacımız yalnızca hızlı taşımacılık sağlamak değil; doğru rotayı, doğru maliyeti, doğru operasyon modelini ve güvenilir teslimatı birlikte sağlayan uçtan uca çözümler sunmak.

Sınır ötesi eticarette değişen müşteri beklentileri düşünüldüğünde, müşteri deneyimini iyileştirmek için ne tür dijital ya da operasyonel yenilikleriniz var?

Sınır ötesi eticarette müşteri beklentileri artık yalnızca teslimat hızıyla sınırlı değil. Gönderi görünürlüğü, teslimat sürecinin öngörülebilirliği, iade kolaylığı, gümrük süreçlerinin doğru yönetilmesi ve son kullanıcı deneyimi en az hız kadar önemli hâle geldi. Widect olarak varış ülkelerindeki farklı talep ve ihtiyaçlara göre esnek çözümler geliştiriyoruz. Geniş uçuş ağımız sayesinde gönderileri operasyon merkezimizde varış ülkesi, şehir ve dağıtım modeline göre ayrıştırarak daha verimli uçuş ve dağıtım hizmetleri oluşturuyoruz.

Bu yaklaşım, transit süre verimliliğinin artırılmasına ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca bilgi birikimimizi ve entegre hizmet yetkinliklerimizi yalnızca Türkiye çıkışlı operasyonlarda değil, farklı ülkeleri merkez alan operasyonlarda da kullanarak sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeye devam ediyoruz.

Küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar şirketleri daha esnek modellere yöneltiyor. Widect bu dönüşümde nasıl bir rol oynuyor?

Küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, şirketlere tek tip ve sabit lojistik modellerinin artık yeterli olmadığını gösterdi. Bugün hem müşterilerin hem de lojistik paydaşlarının ihtiyaçlarına uygun esnek, ölçeklenebilir ve entegre bir altyapıya sahip olmak en kritik unsur hâline geldi. Bu dönüşümde Widect, hava kargo gücünü kapıdan kapıya lojistik çözümleriyle birleştiren bir platform rolü üstleniyor. Farklı pazarlardaki müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre uçtan uca çözümler geliştirirken lojistik paydaşlarımızla entegre ve sürdürülebilir iş modelleri kurmaya da odaklanıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde tedarik zinciri aksaklıklarına karşı daha dayanıklı, alternatif koridorlar oluşturabilen ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir yapı sunuyoruz.

Widect’in uzun vadeli vizyonunu nasıl tanımlarsınız? Sizi yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de güçlü bir oyuncu yapacak en kritik adımlar neler olacak?

Uzun vadeli vizyonumuzun merkezinde İstanbul’u küresel bir eticaret lojistik merkezine dönüştürmek yer alıyor. Türk Hava Yolları’nın küresel uçuş ağı, Türkiye’nin stratejik konumu ve ülkemizin eihracat potansiyeli bu vizyonun en güçlü yapı taşlarını oluşturuyor. İstanbul Havalimanı’ndaki Widect Operasyon Merkezi’ne yaptığımız yatırımlar da bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri.

Widect operasyonlarımız 2023’te başladığından bu yana hedefimizi yalnızca bölgesel olarak büyümek değil, dünyanın önde gelen eticaret lojistik markalarından biri olmak şeklinde tanımladık. Bu doğrultuda Türk Hava Yolları’nın küresel ağ gücünü kapıdan kapıya, uçtan uca hizmet sunan güçlü bir lojistik markasına dönüştürme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde benzer operasyonel yapılar kurmak, bu merkezleri entegre hizmetlerle birbirine bağlamak, sipariş karşılama yetkinliklerini geliştirmek ve teknolojik altyapıyı güçlendirmek kritik adımlarımız arasında yer alacak. Amacımız İstanbul’u yalnızca bir aktarma noktası değil, eihracat lojistiği, sipariş karşılama ve katma değerli hizmetler açısından küresel ölçekte hizmet ihraç eden bir merkez hâline getirmek.

İlgili konular

Yazar hakkında

Uğur Gürbes

Şubat 2026 tarihinden bu yana WORLDEF’te 261 haber.

Yazarın diğer haberleri →

Ticaretin haftalık gündemi, rakiplerinizden önce.

Ocak 2025’ten bu yana yayımlanan 1.458 haber, üç bültende özetleniyor. İstediklerinizi seçin.